ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ ve İLK TÜRK BEYLİKLERİ

ANADOLU’NUN TÜRKLEŞMESİ

  • Anadolu’ya ilk Türk akınları Avrupa Hunları, Anadolu’ya ikinci Türk akınları ise Sibirler (Sabarlar) tarafından gerçekleştirilmiştir. Üçüncü olarak Abbasiler’in hizmetine giren Türkler Anadolu’ya girmiş ve Abbasilerle beraber Bizans’a karşı mücadele etmişlerdir.    ► Bu akınlarda Anadolu’ya yerleşme amacı güdülmemiştir.
  • Anadolu’yu yurt edinmek amacıyla keşif hareketlerini başlatan Büyük Selçuklu Devleti’nde Çağrı Bey’dir. Bu dönemden itibaren 1071 Malazgirt Savaşı’na Anadolu’ya yapılan tüm akınlar Bizans’ı yıpratma ve yıldırmaya yöneliktir.
  • Büyük Selçuklu hükümdarı Alparslan’ın 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra “Fethedilen yerler fetheden komutanındır.” şeklindeki emri ile hareket eden Selçuklu komutanları Anadolu’da İlk Türk Beylikleri’ni (Devletleri’ni) kurmuşlardır. 1071 Malazgirt Savaşı ile Anadolu’nun kapıları Türklere açılmış ve “Türkiye Tarihi” başlamıştır.

SÜZGEÇ: Selçuklu komutanlarının fethettikleri yerlerde Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlı beylikler kurmaları Anadolu’nun hızlı bir şekilde fethedilmesini sağlasa da devletin feodal bir yapı içerisine girmesine neden olmuştur.

NOT: Türkiye Tarihi’ni şu devirlere ayrılır;

1) Birinci Beylikler Dönemi (1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra kurulanlar)
2) Anadolu Selçuklu Devleti
3) İkinci Beylikler Dönemi (1243 Kösedağ Savaşı’ndan sonra kurulanlar)
4) Osmanlı İmparatorluğu
5) Türkiye Cumhuriyeti Devleti

Anadolu'nun Kapısı Açıldı

 

:Birinci Türk Beyliklerinin Ortak Özellikleri:

1) Malazgirt Savaşı sonrasında Anadolu’nun fethi ile görevlendirilen Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlı Türk komutanları tarafından kurulmuştur.
2) Anadolu’nun Türkleşmesi için Bizans ve Haçlılara karşı başarı ile mücadele etmişlerdir.
3) Anadolu’nun Türkleşmesinde etkili olmuşlar ve yer isimlerini Türkçeleştirmişlerdir.
4) Türk-İslam Medeniyeti’nin Anadolu’da yayılmasında etkili olmuşlardır.
5) Anadolu’da bir çok kültür ve sanat eseri ortaya koymuşlardır.
6) Anadolu (Türkiye) Selçukluları’nın egemenliği altına girmişlerdir.

SÜZGEÇ: Anadolu’nun Türkleşmesi; 1071 Malazgirt Savaşı ile başlamış, Birinci Türk Beylikleri ve Anadolu Selçukluları Dönemi’nde hız kazanmış, Moğol istilası ile tamamlanmıştır. (Moğol istilasının tek olumlu yönü Anadolu’nun Türkleşmesini sağlamış olmasıdır.)

Anadolu’da Kurulan Birinci Türk Beylikleri

1) Saltuklular (1072 – 1202): Saltuk Bey tarafından merkez Erzurum olmak üzere Kars, Artvin, Bayburt’ta kurulmuştur. Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliğidir.
Eserler; Erzurum Kale Cami, Erzurum Ulu Cami, Tepsi Minare (Saat Kulesi) , Erzincan Mama Hatun Kervansarayı ve Kümbeti, Erzurum Micingert Kalesi, Erzurum Emir Saltuk Kümbeti (Anadolu’nun en eski anıtsal mezar yapısı)

2) Mengücekler (1080 – 1228): Mengücek Gazi tarafından Erzincan, Kemah ve Divriği dolaylarında kurulmuştur.
Eserler; Divriği Ulu Cami, Divriği Kale Cami, Divriği Külliyesi (Anadolu’nun en eski külliyesi)
İKAZ: Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası; UNESCO’nun Dünya mirasına Türkiye’den dahil ettiği ilk mimari eserdir.

3) Danişmendliler (1080 – 1178): Danişmend Gazi tarafından Sivas merkez olmak üzere Amasya, Tokat, Niksar ve Kayseri dolaylarında kurulmuştur. Anadolu’da kurulan ilk Türk Beyliklerinin en büyüğü ve en güçlüsüdür. Anadolu Selçuklu Devleti’nin Anadolu Türk Birliği’ni sağlama konusundaki en büyük rakibidir. Anadolu’da ilk medreseyi Niksar’da açmışlardır. (Yağıbasan Medreseleri) Haçlılarla savaşmışlar ve bu savaşları “Danişmendname Destanı” adlı eserde anlatmışlardır.
Eserler; Tokat ve Niksar Yağıbasan Medreseleri (Anadolu’daki ilk medrese), Niksar Ulu Cami, Kayseri Ulu Cami, Kayseri Gülük Cami, Kayseri Melik Danişment Gazi Kümbeti, Emir Gazi Kümbeti

4) Artuklular (1102 – 1409): Artuk Bey tarafından Mardin, Batman ve Hasankeyf çevresinde kurulmuştur. Daha sonra Hasankeyf (Diyarbakır), Mardin ve Harput olmak üzere üç kol halinde yaşamışlardır. Anadolu’da ilk köprüleri yapmışlardır.
Eserler; Diyarbakır Artuklu Sarayı, Diyarbakır Surları, Harput  Ulu Cami, Malabadi Köprüsü, Mardin Hatuniye Medresesi

5) Çaka Beyliği (1081 – 1093): İzmir ve çevresinde ilk Türk denizcisi Çaka Bey tarafından kurumuştur. Denizcilikle uğraşan ilk Türk beyliğidir. İlk Türk donanması kurulmuştur. İstanbul’u İslamiyet döneminde ilk kez kuşatan Türk hükümdarı Çaka Bey’dir. Türk Deniz Kuvvetleri’nin kuruluş tarihi Çaka Beyliği ile başlar.
► Çaka Beyliği’nin Anadolu Selçuklu tarafından yıkılmasıyla; Batı Anadolu’daki ilk Türk hakimiyeti de son bulmuştur. Çaka Beyliği’nin yıkılışı Türk denizciliğinin gelişmesini 150 yıl geciktirmiştir.
*İKAZ: Türk tarihinde denizcilik faaliyetlerinin bu kadar geç başlamasının nedeni; Türklerin daha önce denize kıyı coğrafyalarda egemenlik kuramamış olmalarıdır.
SÜZGEÇ: Bu dönemde bu beyliklerden başka Anadolu’da Ahlat ve çevresinde Sökmenliler (Ahlatşahlar), Bitlis ve Erzen’de Dilmaçoğulları, Diyarbakır’da İnaloğulları (Yınaloğulları), Harput’ta Çubukoğulları, Denizli ve Ladik dolaylarında İnançoğulları, Efes ve çevresinde Tanrıvermişoğulları adlı beylikler de kurulmuştur.

DEVLET YÖNETİMİ

  • Veraset sistemi aynen devam etmiştir.  *SÜZGEÇ: “Ülke hükümdar ve ailesinin (hanedanın) ortak malıdır.” anlayışı hâkimdi. Bu anlayış sık sık taht kavgalarına neden olmuştur.
  • Şehzadeler “Melik” unvanıyla “Atabey” gözetiminde eğitilir ve yöneticilik yaparlardı.
  • Anadolu Selçuklu hükümdarları’nın unvanları; Sultan, Rükneddin, İzzettin, Keykubat, Gıyaseddin, Sultan-ı Âzam, Sultan-ı Galip, Emir’ül Müminin vb.
  • ► Anadolu Selçukluları’nda sultanlar, güçlerinin büyüklüğünü yansıtması için Keykubat, Keyhüsrev, Keykavus gibi eski İran hükümdarlarının adlarını lakap olarak kullanmışlardır.
  • Hâkimiyet sembolleri; menşur (onay) almak, hutbe okutmak, nevbet (davul – ordu müziği) çaldırmak, sancak, tuğra, otağ, saray, sikke (para) bastırmak, asa (halifenin gönderdiği değnek), çetr (halifenin gönderdiği saltanat şemsiyesi), hilat (halifenin gönderdiği arkasında ayet ve hadis işlemeli giysi) giymek.
  • Devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı yere “Divan-ı Saltanat” adı verilmiştir. “Padişah” veya “Vezir” başkanlığında toplanırdı; divanın güvenliğinden “Emir-i Şimşir” sorumluydu.

Divan-ı Âli (Büyük Divan / Divan-ı Saltanat)

  • a) Niyabet-i Saltanat Divanı: Hükümdar başkentte bulunmadığı zamanlarda devlet işlerinin yürütülmesi amacıyla toplanan divandır. “Naip” adı verilen güvenilir devlet adamları ve komutanlardan meydana gelirdi. Başkanı “Naib-i Sultan”
  • b) Divan-ı İstifâ: Mali işlerden sorumlu divan. Başkanı “Müstevfi”
  • c) Divan-ı Pervane: İktaların dağılmasından ve istihbarat teşkilatından sorumlu olan divan. Başkanı “Pervaneci”
  • d) Divan-ı Arz: Askeri işleri düzenleyen divan. Başkanı “Emir-i Arz”
  • e) Divan-ı Tuğra (Divan-ı İnşâ): Devletin iç ve dış yazışmalarını düzenleyen divan. Hükümdarın nişan ve tuğrasını çeker. Başkanına “Tuğracı (Tuğrai)”
  • f) Divan-ı İşraf: İdari ve mali işleri denetleyen (teftiş eden) divan. Başkanı“Müşrif”
  • g) Divan-ı Berid: Posta ve Haberleşme işlerini yürüten divan.

- Başkentte Adalet işlerine “Emir-i Dâd”, Belediye işlerine “Muhtesip” bakardı.
- Başkent dışındaki vilayetlerin; yargı işlerine “Kadı”, güvenlik ve zabıta işlerine “Şıhne”, belediye işlerine “Muhtesip” bakardı.

İKAZ: Emir-i Dad; kararlarında bağımsız olabilmesi için Divan-ı Ali’ye dahil edilmemiştir.

ORDU

* Anadolu Selçukluları Gulam Sistemi’ni güçlendirerek;
a) Türkmen beylerinin etkisini azaltmak,
b) Merkezi otoriteyi güçlendirmek, istemişlerdir.

1) Hassa (Gulaman-ı Saray) Ordusu: Gulam Sistemi ile oluşurdu. Devletten üç ayda bir maai (bistegani) alırlardı. (Osmanlılar Devleti’ndeki Devşirme Sistemi)
2) İkta (Dirlik) Ordusu: İkta Sistemi ile tamamen Türk askerlerden oluşurdu. Ordunun en önemli ve en büyük bölümünü meydana getirirlerdi.
3) Türkmenler ve Yardımcı Kuvvetler: Uç bölgelerinde (sınırlarda) daima savaşa hazır durumda olan Türkmen aşiretleri ile bağlı beylik ve devletlerden gelen askerlerden oluşturulurdu.
4) Ücretli Askerler (Fecr-i Has) Savaş zamanında ihtiyaç olursa geçici olarak alınan askerlerdir.

* Ordunun başkomutanı Sultandır. Sultan olmadığı zamanlarda başkomutanlığı “Beylerbeyi (Emir’ül-Ümera)” üstlenirdi.
* Diğer ordu komutanlarına “Subaşı” (sipehsalar, serleşker) denirdi.

- Donanma komutanına “Reis’ül-Bahr (Deniz Reisi)” veya “Emir-ül Sevahil (Sahiller Emiri)” denir.

*  “İki Denizin Sultanı (Sultan-ül Bahreyn)” unvanı verilen Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat; Alanya ve Sinop Tersanelerinde inşa ettirdiği gemilerle filolar kurmuştur.

- ► Alanya Tersanesi; Türklerin kurmuş olduğu ilk organize tersane olarak kabul edilmektedir.

- Alaaddin Keykubat Dönemi’nde Kırım’ın Suğdak Limanı’na ilk defa bir deniz aşırı sefer düzenlenmiştir.

TOPRAK YÖNETİMİ

  • Mülkiyeti devlete ait olan topraklara “miri araziler” denirdi. Toprağı belli amaçlarla kullanan devlet ekonomik külfetten kurtulurdu. Miri Araziler dört bölüme ayrılırdı;

1) Has Arazi: Mülkiyeti ve geliri hükümdara ait topraklardır.
2) İkta Arazi: Bazı devlet memurlarına ve askerlere maaş karşılığında verilen arazilerdir. Bu toprakların mülkiyeti devlete, vergisi ve geliri sipahiye, toprağı işleme hakkı ise köylüye aitti. İkta sahibi denilen görevliler “sipahi” denilen atlı asker beslerlerdi.
3) Mülk Arazi: Başarılı devlet adamlarına ve ordu komutanlarına mülk olarak verilen arazilerdir. Bu araziler alınıp satılabilir ve miras bırakılabilirdi.
4) Vakıf Arazi: İlmi, sosyal ve dini kurumların giderlerini karşılamak amacıyla ayrılan arazilerdir. Vakıf arazisinin gelir ve giderlerini düzenleyen kişiye “Mütevelli” adı verilirdi.

HUKUK

1) Şer’i Hukuk: Davalara Kadılar bakardı. Din ve şeriat ile ilgili bütün işlerde yetkili idiler. Başkadıya “Kadı’l-Kudat (Kadılar Kadısı)” denilirdi.
2) Örf’i Hukuk: Davalara “Emir-i Dâd” bakardı. Asayişi bozan ve yasaları çiğneyenlerle ilgili davalarla ilgilenirdi. Emir-i Dâd gerektiğinde vezir ve divan üyelerini de yargılayabilirlerdi. (Bu kurum aynı zamanda “Adalet Bakanlığı” niteliğindeydi.)

SÜZGEÇ: Askeri davalara “Kadıasker (Kadıleşker veya Kazasker)” denilen ordu kadıları bakardı.

SÜZGEÇ: Divan-ı Mezalim adlı yüksek mahkemeye “Sultan” başkanlık ederdi. Bu mahkeme ağır siyasi suçlara bakardı.

SOSYAL YAŞAM

  • Halk şehirli, köylü ve göçebe olmak üzere üçe ayrılıyordu.
  • Anadolu Selçukluları bünyelerinde farklı milletten ve dinden olan insanları hoşgörüyle barındırmışlar ve onları huzur içinde yaşatmışlardır.
  • Uygulanan iskân siyasetiyle Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sağlanmıştır.
  • Yerleşik hayata geçen Türkmenler üzerinde başta Ahilik (Ahi Evran) olmak üzere Babailik (Baba İlyas), Bektaşilik (Hacı Bektaşi Veli), Ekberilik (Sadrettin Konevi), Mevlevilik (Mevlana), Kadirilik (Abdülkadir Geylani), Kübrevilik (Şeyh Necmettin Kübra), Yesevilik (Ahmet Yesevi’nin takipçileri) ve Rufailik gibi tarikatlar etkili olmuştur.
  • ★ Bu tarikatlar, fetihlerde önemli hizmetlerde bulunmuşlardır.
  • Tarikatlar dışında faaliyet gösteren dini nitelikli örgütler; Abdalan-ı Rum (Anadolu dervişleri teşkilatı), Bacıyan-ı Rum (Anadolu kadınları teşkilatı), Gaziyan-ı Rum (Gaziler teşkilatı), Feteyan-ı Rum (Gençler teşkilatı)’dur.
  • Anadolu da “Tasavvuf” anlayışı bu dönemde ortaya çıkmış ve bu anlayışa paralel olarak Anadolu’nun birçok yerinde tekke ve zaviyeler açılmıştır.

Ahi Teşkilatı

  • Şehirlerde oturan esnafların, aralarında birleşerek kurdukları, iktisadi, sosyal ve dini bir özellik taşıyan teşkilata “Ahi Teşkilatı” adı verilmekteydi. (Abbasiler’de Fütüvvet Teşkilatı). Ahi teşkilatı içerisinde yer alan her meslek grubunun bir “Loncası” bulunmaktaydı. Anadolu’da Ahiliğinin kurucusu “Ahi Evran”dır.

Görevleri

  • a) Aynı meslekten olan üyeler arasında dayanışmayı sağlamak
  • b) Mesleki ve dini eğitim vererek üyeleri eğitmek (çıraklık, kalfalık, ustalık)
  • c) Üretimde kalite ve standardı yükseltmek ve denetlemek
  • d) Devletle esnaf arasındaki ilişkileri düzenlemek
  • e) Haksız rekabet ve kazançları önlemek

“Narh Sistemi” denilen bir sistemi uygulayarak fiyatları denetim altında tutmuşlardır.
* Ahi Teşkilatı sayesinde; hem ticari hayatın canlı tutulması, hem de şehrin güvenliği sağlanırdı.
* Ahilik Teşkilatı’nın vergi toplamak ve esnaflar arasındaki davalara bakmak gibi görevleri yoktur. Ayrıca; Gayrimüslimlere kapalı olan bir teşkilattır.

DİL VE EDEBİYAT

  • 1) Anadolu Selçukluları’nda resmi dil ve edebiyat dili Farsça, bilim dili Arapça olmuştur. Saray ve ordu da ise Türkçe konuşulmuştur (Bu durum; Türkçe’nin gelişimini yavaşlatmıştır.).
  • SÜZGEÇ: Farsça’nın etkili olmasının nedenleri;

a) Yüksek derecedeki devlet memurlarının Fars (İran) asıllı olması
b) Farsça’nın işlek ve yaygın bir dil olması

  • 2) Beylikler Döneminde ise resmi dil ve tüm yazışma dili olarak Türkçe kullanılmıştır.
  • İKAZ: Anadolu’da ilk defa Karamanoğlu Mehmet Bey 1277’de Türkçe’yi resmi dil ilan etmiştir.
  • 3) Anadolu’da ilk medrese Danişmendliler tarafından Niksar’da (Tokat) kurulmuştur.
  • 4) Moğol istilasından kaçan birçok şair ve yazar, bilim adamı Anadolu’da Türkçe’yi yaygınlaştırmışlardır.
  • 5) Bu dönemde birçok edebiyatçı ve bilim adamı yetişmiştir.

Mevlana Celaleddin Rumi: Evrensel bir düşünürdür. Tüm dünyayı etkilemiştir. Eserlerini Farsça yazmıştır; Divan-ı Şemsü’l Hakayık (Ayrılık Kasidesi), Divan-ı Kebir, Mesnevi, Fih-i ma fih adlı eserleri önemlidir.

Yunus Emre: Eserlerini Türkçe yazmıştır. Halk tasavvufunun Anadolu’daki en büyük temsilcisidir. Hoşgörüsü ve mütevazılığı ile tanınır. Dünya UNESCO ödülü verilmiştir. “Risaletü’n-Nushiye (Nasihatler Kitabı)” en önemli eseridir.

Hacı Bektaş-i Veli: Makalat (Bektaşiliğin temel kitabı)

Âşık Paşa: Garipname (Bu eserde Türkçe’ye değer verilmediğinden yakınır.)

Hoca Dehhani: Aruz veznini Türkçeye uyarlayan Divan Edebiyatı onunla başlamıştır. İlk Türkçe Divanı yazmıştır. Selçuklu Şehnamesi önemli eseridir.

 

ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ DÖNEMİ ESERLERİ

CAMİLER

  • Konya  Alâeddin   Cami: Anadolu Selçuklu Devleti’ne ait Konya’daki ait en eski eser
  • Niğde Alâeddin Cami: Çok kubbeli camilerin ilk örneği
  • Kayseri Develi Ulu Cami: Anadolu Selçuklu Devleti’nin son camisi
  • Kayseri Hunad Hatun Cami
  • Malatya Ulu Cami
  • Amasya Gök Medrese Cami
  • Konya Sahip Ata Cami
  • Kayseri Hacı Kılıç Cami

MEDRESELER

  • Kayseri Koca Hasan Medresesi: Anadolu Selçuklu Devleti’ne ait ilk medrese
  • Erzurum Çifte Minareli Medrese: Anadolu’nun en büyük medresesi
  • Kayseri Hunat Hatun Medresesi: Anadolu Selçukluları’na ait ilk yapı topluluğu (külliye)
  • Konya Karatay Medresesi: Çini ve hat sanatı ile ünlü
  • Konya Sırçalı Medrese: Çini  ve hat sanatı ile ünlü
  • Kırşehir Cacabey Medresesi: Anadolu’da ilk Rasathane
  • Sivas Şifaiye Medresesi: Tıp okulu şeklinde yapılan en eski yapıt
  • Sivas Gök Medrese
  • Konya İnce Minareli Medrese
  • Konya Çifte Minareli Medrese
  • Sivas Çifte Minareli Medrese
  • Amasya Gök Medrese
  • Sivas Burûciye Medresesi
  • Kayseri Çifte Medrese

kaynak

.

“Not: Yazı çok uzun olduğu için yukarıda yazının sadece bir bölümü yayınlanmıştır. Yazının tamamına burayı tıklayarak  ulaşabilirsiniz.

Tarih: 2 Ocak 2013 (5:07)  - kez okundu

İlgilenebileceğiniz Benzer Eğitim ve Rehberlik Yazıları

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok
-isteğe bağlı


9 × iki =