GESTALT KURAMI

GESTALT KURAMI

Gestalt kuramcılarına göre bütün,  parçaların toplamından daha anlamlıdır ve farklıdır.  Birey her şeyi bir bütün olarak algılama eğilimindedir. Gestalt kuramcıları Köhler Wertheimmer ve Koffka’dır. Gestalt’a göre davranışın değişmesi sürecinde ani bir kavrayış ve seziş oluşur. Buna göre öğrenme davranıştaki değişmeden çok zihinde meydana gelen algı ve kavramdaki değişmelerdir.

GESTALT KURAMININ TEMEL İLKELERİ

  • Zihinde birbirine benzeyen uyaranları gruplama eğilimi vardır ve bunlar daha çabuk öğrenilir (Benzerlik kanunu).
  •  Zihinde zaman ve mekan bakımından birbirine yakın bulunan uyaranlar gruplanır ve daha çabuk öğrenilir(Yakınlık kanunu).
  •  Algıda eksiklik olduğu hissedilen parçalar bütünleştirme  (Tamamlama) eğilimi gösterilir.
  •  Aynı yönde giden çizgiler, parçalar devamlı ( birbiri ile ilişkili) olarak algılanır (Devamlılık-süreklilik).
  • Basit parçalar daha kolay anlaşılır (Basitlik)
  •  Öğrenme şekil-zemin arasındaki ilişkilerdir. Zemin uyarıcıların bulunduğu ortam şekil ise dikkat ettiğimiz uyarandır. Örneğin; bir sınıfta dersi dinleyen öğrenciler için sınıf ortamı zemin, öğretmenin sesi ise şekildir. Bir süre sonra dışarıdan gelen herhangi bir sese (zil) öğrenciler dikkatlerini verdiğinde öğretmenin sesi zemin, dikkat edilen ses şekil olur.

GESTALT KURAMINDA ALGILAMA VE ALGILAMA YASALARI

Gestaltçı psikologlar, öncelikle algılama ve problem çözme süreçleriyle ilgilenmişlerdir. Öğrenme ile ilgili görüşleri, algılama ile ilgili çalışmalara dayanmaktadır. Algılama dış dünyadan duyu oranlarımız yoluyla aldığımız duygusal bilginin beyin tarafından seçilip örgütlenerek yorumlanması sürecidir. Bu süreçte bireyler çok farklı şekillerde hareket etmektedirler. Örneğin; kişiler nesneleri, insanları veya olayları belli referans noktalarına (ön yargılara ve beklentilere) göre algılama eğliminde olabilirler. Buna algısal set oluşturma veya algısal kurulum denir.

Algılama Yasaları


Algısal Değişmezlik:

Bir nesneyi koşullar değişmesine rağmen aynı obje olarak görmemize algısal değişmezlik denir. Örneğin; pencerenin pozisyonuna bağlı olmaksızın (kapalı ya da açık iken) onu pencere olarak, kişiyi önümüzde durmasına ya da uzakta olmasına bağlı olmaksızın aynı kişi olarak algılarız.

Algıda seçicilik:

Birey çevredeki uyarıcıların ancak belli olanlarını seçer ve algılar.  Örneğin; spora ilgisi olan birey gazetedeki spor haberlerine yönelir.

İllüzyon(Yanılsama):

Algılama farklılığı ya da hatasıdır. Bir nesnenin ya da etkinliğin algılanmasındaki hatalardır. Örneğin; birbardak suyun içine bırakılan kalemin kırık görülmesi.

Halisünasyon:

Bireyin olmayan bir şeyi algılamasıdır. Psikolojik rahatsızlığı ifade eder. Örneğin; sokakta yalnızyürüyen bireyin birinin kendini takip ettiğini düşünmesi.

Şekil-Zemin İlişkisi:

Bütün algılamalarda bir şekil bir de zemin vardır. Algılama sırasında göze ilk çarpan nesne şekil olmaktadır. Zemin ise görülen şeklin arka planı ya da arka kısmınd kalan alandır.

algida-şekilzemin

Yakınlık:

İnsan organizması bir alandaki öğeleri, nesneleri birbirine olan yakınlıklarına göre gruplandırarak bir bütün olarak algılar. Görsel uyarıcılar mekanda birbirine yakınlığına dikkat edilerek algılanırken, işitsel uyarıcılar zamandaki yakınlıklarına göre gruplandırılırlar.

Benzerlik:

Şekil, renk, doku, cinsiyet vb. pek çok özellikbakımından birbirine benzeyenler birlikte gruplandırılarak algılanma eğilimindedirler.  Örneğin;bazı durumlarda cinsiyet farklılıkları göz önüne almaksızın (kadınlar ve erkekler olarak ayırmadan) bir topluluğu insanlar olarak algılayabiliriz. NOT:Yakınlıkta uyarıcıların birbirine benzer olması gerekmez. Önemli olan görsel nesnelerin mekandayakın durmaları, işitsel nesnelerin zamanda yakın olmalarıdır. Benzerlik yasasında ise uyarıcıların birgrup olarak algılanmalarının altında yatan sebep; renkşekil vb yönlerden birbirlerine benzer olmalarıdır.

algida-benzerlik

Tamamlama:

Bir nesne şekil vb. tamamıyla görülmese bile, tümü görülüyürmuş gibi algılanır. Yani organizma eksik kısımları tamamlayarak bir bütün olarak algılamayabilir. Örneğin;Bir İgnliz üniversitesinde yapalın araşatıramya göree,kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzaldkılraı ömnelidğeliimş. Öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfainyrenide omlsaıymış. Ardakai hfraliren srısaı krıaışkosla da yzaı oknyuırumş. Çnükü kleimlrei hraf hrafdğeil bir btüün oalark oyourumkuşz ve elsikeri detammlıoramyuşz.

algida-benzerlik

Devamlılık:

Aynı yönde giden noktalar, çizgiler ve benzerleri birlikte gruplandırılarak algılanma eğilimindedir. Reklam panolarında yanıp sönen ampüller bireye bir devamlılık algısı vermektedir.

algida-sürekilik

Basitlik:

İnsan basit, düzenli bir biçimde organize olmuş şekilleri, karmaşık şekillerden daha kolay algılama eğilimindedir.

Pragnanz Yasası

Gestalt psikologları tüm algı yasalarını genel bir yasaaltında toplayarak bu genel yasaya pragnanz yasası adını vermişlerdir. Bu yasaya göre öğrenme sürecinde psikolojik alanda bir dengesizlik olduğunda pragnanz yasa bu dengeyi tekrar sağlamaya yardımcı olur. Örgütlenmenin koşullar el verdikçe tam, basit, anlamlı ve iyi olmasını ifade eden genel bir yasadır.

Phi-fenomen

Bazı durumlarda uyarıcıların hareketli olmamasına karşın hareketli olarak algılanması durumudur.