Klasik (Tepkisel) koşullanma

KLASİK (TEPKİSEL) KOŞULLANMA-(Pavlov)

Başlangıçta nötr(ilişkisiz) olan bir uyarıcının geçirilen yaşantılar sonucu koşullu uyarıcı haline gelmesi durumuna klasik(tepkisel) koşullanma denir.

Nötr(ilişkisiz) Uyarıcı:

Organizmayı koşullanma sürecinin başlangıcında tepki vermeye götürmeyen uyarıcıdır. Bu uyarıcı başlangıçta organizmada herhangi bir tepkiye neden olmaz. Nötr uyarıcılar doğal uyarıcılarla eşleşerek koşullu uyaranlar haline gelirler.

Koşulsuz (Doğal, şartsız) Uyarıcı:

Organizma için doğal olan tepkiyi otomatik olarak meydana getiren uyarıcıdır.

Koşulsuz (Doğal, şartsız)Tepki:

Koşulsuz uyarıcının organizmada meydana getirdiği doğal ve otomatik tepkidir.

Koşullu (Şartlı) Uyarıcı:

Başlangıçta nötr uyarıcıyken koşulsuz uyarıcı ile birlikte verilerek, koşulsuz uyarıcının meydana getirdiği etkiyi paylaşması sağlandıktan sonra tek başına verildiğinde organizmada doğal ve otomatik tepkiyi oluşturan uyarıcıya denir.

Koşullu (Şartlı) Tepki:

Sadece koşullu uyarıcının meydana getirdiği doğal ve otomatik öğrenilmiş tepkidir. Koşulsuz tepki ve koşullu tepki her zaman aynıdır.

 

Pavlov’un deneyi:Klasik koşullanmanın gerçekleşmesine ilişkin dört temel basamak.

.

 

Klasik koşullanma sürecinde dört temel aşama vardır:

  • 1. Organizma(koşulsuz) uyarana (doğal) bir tepki verir.
  • 2. Koşulsuz(doğal) uyarıcı ile koşulsuz (doğal) tepki arasındaki bağ doğal bir bağdır(öğrenilmemiştir).
  • 3. Nötr (ilişkisiz) bir uyaran koşulsuz uyaranla eşleşerek klasik koşullanma yoluyla öğrenmenin en önemli aşamasını gerçekleştirir.
  • 4. Koşullu uyarıcı ile koşullu tepki arasındaki bağ ise yapay (öğrenilmiş) bir bağdır.

Klasik koşullanma sürecinde

  • Organizma koşullu uyarana tepki vermeyi öğrenir.
  • Organizma pasiftir.
  • Pekiştireç davranıştan önce verilir.

Klasik koşullanma sürecini etkileyen faktörler;

  • Koşulsuz uyarıcının kuvvet ve tutarlığı.
  • Nötr uyarıcı-koşulsuz uyarıcı eşleştirmesinin zaman olarak birbirine yakınlığı(Bitişiklik)
  • Eşleştirmenin tekrar(sıklığı) oranı
  • Koşullu uyarıcının koşulsuz uyarıcıyı yordama derecesi.

Klasik Koşullanma İlkeleri

1. Bitişiklik:

Koşullu ve koşulsuz uyarıcıların verilme zamanı birbirine çok yakın olmalıdır. Koşullanmanın gerçekleşmesi bu iki uyarıcının ard arda verilmesine bağlıdır. Koşullanmada da koşullu uyaran, koşulsuz uyarandan önce verilmelidir. Genel olarak koşullu uyarıcı, koşulsuz uyarıcıdan 5-30 saniyelik bir süre önce verildiğinde en etkili şartlanma sağlanabilir.Koşullu ve koşulsuz uyarıcının ard arda verilmesi durumuna bitişiklik denir.

2. Habercilik (Uyaran Sıralaması):

Şartlı uyarıcı(zil), doğal uyarıcının (etin) geleceğini haber verici bir nitelik taşıdığı zaman, öğrenme daha kolay ve çabuk gerçekleşmektedir. Bu nedenle şartlı uyarıcıdan(zil) sonra her seferinde doğal uyarıcı(etin) verilmesi gereklidir. Habercilik, organizmanın belli bir uyarıcıdan sonra yeni bir uyarıcının geleceğine ya da önceki uyarıcının geride kaldığına ilişkin beklenti oluşturmasıdır. Habercilik iki türlüdür:

 

a. Olumlu Habercilik (İleriye Koşullanma): Koşullu uyarıcının kendisinden sonra gelen koşulsuz uyarıcının habercisi niteliği taşımasıdır. Örneğin; zil sesi (koşullu uyarıcı), etin (koşulsuz uyarıcı) geleceğinin habercisidir.Olumlu haberci niteliği taşıyan uyarıcı bir olayın başlayacağını da haber verir nitelikte olabilir.Örneğin; hakemin maçın başında çaldığı düdük maçın başlayacağının habercisidir.
b. Olumsuz Habercilik (Geriye Koşullanma): Koşullu uyarıcının, koşulsuz uyarıcının verilmeyeceğine yani geride kaldığına ilişkin haberci niteliği taşımasıdır. Örneğin; elektrik şoku (koşulsuz uyarıcı), zil (koşullu uyarıcı). Önce elektrik şoku sonra zil verilmesi Olumsuz haberci niteliği taşıyan uyarıcı bir olayın biteceğini de haber verir nitelikte olabilir. Örneğin; hakemin maçın sonunda çaldığı düdük maçın biteceğinin habercisidir.

3. Pekiştirme:

Klasik koşullanmada pekiştirme koşulsuz uyarıcının(et) tekrar verilmesidir. Klasik koşullanmada koşulsuz uyarıcının meydana getirdiği etki pekiştirme görevini üstlenir. Örneğin; Pavlov’un deneyinde köpeğe zaman zaman et verilmesi (pekiştirme yapmış) salya tepkisinin devamına yol açmıştır. Buna göre koşullanma sürecinde koşulsuz uyarıcı (birincil-öğrenilmemiş pekiştireçtir) ve koşullu uyarıcı (ikincil öğrenilmiş pekiştireçtir) birer pekiştireç görevini yerine getirir.Klasik koşullandırmada pekiştireç tepkiye bağlı olarakverilmez, tepkiden önce verilir.

4. Sönme (Deneysel çözülme):

Doğal uyarıcının(etin) çekilmesi ya da pekiştirmenin yapılmaması halinde şartlı uyarıcıya(zile) verilen şartlı tepki (Salya) ortadan kalkar. Yani, davranışta sönme olur. Doğal uyarıcının ya da pekiştirecin ortamdan kaldırılması ile önce sönmesi istenilen davranışın sıklığında bir artış olduğunu göstermektedir ki buna sönme patlaması denir.Daha sonra pekiştirecin verilmemeye devam edilmesi yani bu konuda ısrar edilmesi durumunda davranışın zamanla söndüğü görülmektedir. Sönme süresi üzerinde o davranışın ne kadar pekiştirildiği de önemlidir. Eğer davranış daha önceçok uzun süre pekiştirilmişse sönmesi uzun sürecektir. Daha önce çok sık pekiştirilen ya da sürekli pekiştirme tarifesi kullanılarak kazanılan davranışın şiddetindebir süre sonra azalma görülebilir. Buna alışma etkisidenir. Bir başka ifadeyle alışma etkisi bir tepkiyi ortaya çıkaran bir uyarıcının sürekli verilmesi sonucunda bu uyarıcının söz konusu tepkiyi açığa çıkarma etkisinin azalma durumudur. Örneğin; zile koşullanan bir köpeğin koşullanmanın başlangıcında zile verdiği salya tepkisi daha kuvvetli iken, daha sonra bu tepki zayıflamaya, azalmaya başlar. İşte buna alışma etkisi denir. Tam tersi olarak tepkide artma durumuna ise duyarlılaşma etkisi denir. Duyarsızlaşmada, koşullanılan uyarıcıya başlangıçta daha az tepki verirken, pekiştirecin hoşa gitmesi sonucunda, koşullanılan uyarıcıya daha fazla tepki verilir. Örneğin; köpek koşullanmanın başında zile daha az tepki verirken birkaç tekrardan sonra pekiştireç hoşuna gittiği için daha fazla tepki verir yani daha fazla salya salgılar. Bu durum duyarlılaşmaya örnektir.

5. Kendiliğinden Geri Gelme:

Sönme tepkinin tamamen bellekten silinmesi değildir.Organizmada sönmüş bir tepkinin koşullu uyarıcı ile koşulsuz uyarıcının tekrar eşleştirilmesine gerek olmaksızın yeniden ortaya çıkması söz konusudur. Kendiliğinden geri gelme, sönmeyi takip eden bir süreçten sonra koşullu tepkinin yeniden ortaya çıkmasıdır. Koşullu uyaran ya da çağrıştıran bir uyaran yeniden ortaya çıktığında koşullu tepki ortaya çıkabilir.Fakat bu tepki az ve kısa sürelidir. Örneğin; uzun süre zil sesi duymadığından dolayı salya akıtma davranışı sönen bir köpek bir süre sonra zil sesine benzer bir uyaranla karşılaştığında tekrar salya akıtır. Örneğin; şampuanla banyo yaptırılan çocuk, gözleri yandığı için ağlamıştır. Daha sonra annesi gözleri yakmayan şampuanla çocuğuna banyo yaptırmış ve gözleri yanmadığı için çocuk ağlamamıştır (sönme). Bir süre sonra çocuk şampuanı gördüğünde tekrar ağlamaya başlamıştır.

6. İkinci Dereceden Koşullanma (üst düzey koşullanma-birden fazla uyarıcıya koşullanma):

Organizmaya koşullu tepki yerleştikten sonra aynı sistem içinde yapılan çalışmalarla başka bir koşullu uyarıcıya karşı da koşullanmanın sağlanmasıdır. Zil-et arasında kurulan tepki bağı aynı işlem sonunda yeşil ışık(2. koşullu uyarıcı) uyarımına da geliştirilmesi ile zil etin, yeşil ışık ise zilin yerine geçer. Zil ve ışık arkasından et verildiğinde köpek hem zile hem de ete salya akıtır. Yani köpek iki uyarıcıya birden şartlanmaktadır. Buna üst düzey koşullanma denilir.

7. Gölgeleme:

Organizmaya iki koşullu uyarıcı birlikte verildiğinde birinin etkisinin (dikkat çekeni) diğerinin etkisini yok etmesidir. Örneğin; köpeğin koşullanma sürecinde parlak bir ışık ve haifi bir müzik yiyecekle eşleştirilmiş sonuçta köpek parlak ışığa salya tepkisini vermiş, hafif müzik sesine ise vermemiştir. Bu örnekte müzik sesine koşullanmamasının nedeni, bu uyarıcıdan değil dikkatini daha çok çeken parlak ışıktan kaynaklanmaktadır. Hem köpekten hem de asansörden korkan bir kişinin köpekten korkmanın etkisiyle, asansöre olan korkusunun ortadan kalkması da gölgelemedir.

8. Engelleme:

Engelleme gölgelemeden farklıdır. Bu süreçte ise önceden oluşturulan bir koşullu uyarıcının daha sonra eşleştirildiği yeni (farklı) bir nötr uyarıcının koşullanmasına engel olması söz konusudur.

9. Genelleme ve Ayırt Etme:

Birbirine yakın olan uyarıcılara aynı ya da benzer tepkileri gösterme eğilimine genelleme denir. Yani organizma benzer uyarıcılara aynı tepkiyi gösterir. Genellemede organizma koşullu uyarıcıya benzer diğer uyarıcılara da koşullu tepki verir. Örneğin; beyaz tüylü her hayvanın tavşana benzetilmesi, köpeğin zil sesine benzer başka uyarıcılara da salya akıtması, sobada eli yanan çocuğun diğer ısı yayıcı aletlerden de korkması, öğretmenin sıkça bağırdığı bir sınıfta öğrencilerin herbağrıldığında korkması, kötü bir ilişki yaşayan bayanın tüm erkeklerden nefret etmesi.

10. Garcia Etkisi(olumsuz tat koşullanması):

Bir olayla ilgili olumluluğun ya da olumsuzluğun diğer öğelere de yansımasıdır. Örneğin; okula yönelik olumlu ya da olumsuz tutum okulu andıran öğretmen,dersler, ödev yapma vb tüm öğelere de yansır. Okulu seven bir öğrenci okulu çağrıştıran ödev yapma, ders çalışma, öğretmen vb. tüm öğeleri de sever. Garcia araştırmalarında iki temel sonuca ulaşmıştır. Bunlardan biri; her türlü uyarıcı ile koşulsuz uyarıcı arasında bağ kurulmayacağıdır. Garcia yaptığı araştırmalarda bazı zil sesi ve ışık çeşitleri ile mide bulantısı arasında bağ kurmayı başaramamış; fakat bazı koku türleri ile mide bulantısı arasında koşullu bağları kurabilmiştir.

Klasik Şartlanmanın Özellikleri

  • Koşullanmada organizma pasif durumdadır.
  • Bazı alışkanlıklar ve fobiler klasik koşullanma ile oluşur.
  • Bazı durum ve varlıklara karşı olan korku, kaygı, sevgi nefret gibi duygular klasik koşullanma yolu ile öğrenilir.
  • Klasik koşullanma için aralıklı bir şekilde yapılan tekrar tekrar son derece önemlidir. Çünkü bu durum davranışı pekiştirir.
  • Klasik koşullanma refleksif davranışlara dayalı olarak geliştirilmiştir. Korku, irkilme gibi bazı duygusal davranışların farklı bir uyarıcıya yönlendirilmesinde,başarılı sonuçlar vermektedir.

 

Not: Makalenin devamını aşağıdaki  ekli olan pdf  dosyasından okuyabilirsiniz.
  Klasik Koşullanma (pdf)

Tarih: 16 Nisan 2011 (1:37)  - kez okundu

İlgilenebileceğiniz Benzer Eğitim ve Rehberlik Yazıları

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok
-isteğe bağlı


dokuz + = 11